Japon eğitim heyeti
August 17, 2007 -Kategori: Tarih
Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler ya-pacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar da ikili işbirliği gerçekleş-tirecek. İşler buraya kadar çok iyi... Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini ya-par. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginçtir: "Sizin ço-cuklarınızda milli şuur yok". Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan milli duygumu-zun kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var midir? Japon uzmanları anlatmaya başlar: Biz gençlerimize ilkokula başlamadan "şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katli yollardan da geçen tren, onları söyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş dön-dürücü neticesini görerek bir şok olurlar. Sonra... Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bom-balanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan, bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanı-nız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak bi-çimde size bırakıp giderler. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsı-nız. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere sunu hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır. Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz." Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar: - Peki ya Türkiye için tespitiniz var mı? Varsa gözlemleriniz nedir?" Japonlar; "Elbette var" derler. "Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve do-nanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik kar-şılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var." Evet M²'ye 6.000 Mermi!... M²'ye 6.000 Mermi!... 6.000 Mermi!... Bileniniz var mıydı? Not: 300 M2 lik bir tepe için 2 gece savaşıldı... m2'ye 50 ölü düşüyordu... Cerrahpaşadan gelen 130 son sınıf öğrencisi gönüllünün hepsi şehit ol-du o tepede... o sene mezun verilmedi tıbbiyeden... Anlatacak çok şey var bu sa-vaşta. Oradan geçen varsa tepelere kazınmış yazıyı bilir. 'Dur yolcu bilmeden basıp geçtiğin bu toprak bir devrin battığı yerdir'... Allah 250 bin şehidimizin ruhunu şad etsin... "Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını ara-mayın!
Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ateş
August 17, 2007 -Kategori: Tarih
Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül daima Harun Reşid'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculuktan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu: - Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun? - Cehennemden geliyorum ey hükümdar. - Ne işin vardı cehennemde? - Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim. - Peki, getirdin mi bari? - Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar; "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler