Hayatın kuralları
August 17, 2007 -Kategori: Hayatin icinden
* İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bu işi yaparken kibar ol. * En sevdiğin şiiri ezberle. * Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma. * "Seni seviyorum" derken inanarak söyle. * Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal. * Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme. * Derinden ve inançla sev. Kırılabilirsin belki ama başka türlü de hayatını tam yaşayamazsın. * Anlaşmazlıklarla dürüstçe savaş. İsim verme. * *İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp onlar hakkında karar verme. * Yavaş konuş ama hızlı düşün. * Şunu daima hatırla ki, büyük aşk veya büyük yatırım daima büyük risk taşır. * Anneni ara. * Biri hapşırırsa "çok yaşa" de. * Eğer kaybedersen, aklını da kaybetme. * Üç "S"yi unutma: Saygı kendine Saygı başkalarına Sorumluluk tüm hareketlerin için. * Küçük bir tartışmanın tüm dostluğu mahvetmesine izin verme. * Eğer hata yaptığını fark edersen hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme. * Telefonda konuşurken gülümse. Karşındaki sesinden gülümseyişini duyacaktır. * Konuşmayı sevdiğin bir erkekle / kadınla evlen. Yaşın ilerledikçe sohbet her şeyden fazla önem kazanacaktır. * Biraz yalnız kalmaya özen göster. * Daha fazla kitap oku, daha az TV seyret. * Güzel, şerefli bir hayat yaşa. Yaşlanıp geri baktığında ikinci bir defa tadını çıkarırsın. * Allah'a güven ama arabanı kilitle. * Yuvanda sıcak bir ortam yaratmak için elinden geleni yap. * Sevdiklerinle tartışırken, o anı önemse, geçmişi kurcalama. * Bilgilerini paylaş. Bu aynı zamanda ölümsüz olmanın bir başka yoludur. * Dua et. Büyük güç verir. Düşün. Daha da büyük güç verir. * İşini iyi yap. * Yılda bir defa, daha önce gitmediğin bir yere git. * Eğer çok paran olursa, başkalarına yardım et. Paranın en zevkli tarafını kaçırma. * Bazen istediğin bir şeyin olmaması senin için bir şanstır. * En iyi ilişki, birbirinize olan sevginiz, birbirinize ihtiyacınızdan fazla olduğu zaman olacaktır. * Başarının gerçek olup olmadığını anlamak için karşılığında neler verdiğine bak. * Şunu bil ki karakterin senin kaderindir.
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Allah'ın varlığını bilmek
August 17, 2007 -Kategori: Din
Bir köy muhtarsız bir iğne ustasız, bir harf katipsiz olamaz biliyorsun,nasıl olurda bu koskocaman kainat sahipsiz olur? Oturduğumuz yerden şöyle bir etrafımıza bakalım.Bulunduğumuz odadaki her şeyin ?Yapılmış? olduğunu göreceğiz.Duvarlar, döşemeler,tavan,oturduğumuz sandalye,elimizde tuttuğumuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay...Tek bir tanesi dahi kendi başına oluşup odamıza gelmedi.En basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır;O saçak oraya kendi kararıyla,tesadüfen gelip yerleşmemiştir. Eline bir kitap alan insan da,onun bir yazar tarafından belli bir amaç çerçevesinde yazıldığını bilir.Bu kitabın tesadüfen ortaya çıktığı aklının ucundan dahi geçmez.Aynı şekilde, bir heykele bakan insan, onun bir sanatçı tarafından yapıldığından hiçbir şüphe duymaz. Bırakın sayısız sanat eserinin kendi kendine oluştuğunu düşünmek,üst üste duran iki-üç tuğlayı planlı bir hareketle bu şekle getiren biri olduğunu kimse inkar etmez. Dolayısıyla küçük yada büyük, bir düzenin olduğu her yerde, mutlaka bir kurucusunun ve koruyucusunun olması gerekir. Doğadaki olağanüstü uyum çıplak gözle dahi açıkça görülürken, bu dengenin tesadüfen veya başıboş meydana geldiği nasıl düşünülebilir? Ayrı ayrı her noktasının, Yaratan?ın varlığını delillendirdiği kainatın, kendi kendine var olduğunu söylemek, olabilecek en mantıksız iddiadır.? Bedenimizden başlayıp akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktalarına kadar var olan dengenin de bir sahibi olmalıdır. Peki kimdir bu her şeyi ince ince düzenleyip meydana getiren Yaratıcı ? Varlığını akıl yoluyla bulduğumuz Yaratanın kimliğini bizlere din öğretir. O?nun bize din yoluyla ulaştırdığı bilgiye göre O, gökleri ve yeri yoktan var eden Rahman ve Rahim olan Allah? dır. İnsanların çoğu ise bu gerçekten habersiz yaşarlar. Oysa bu gerçeği kavrayabilecek mantığa sahiptirler. Bir manzara resmini gördüklerinde, ilk önce onun kimin tarafından yapıldığını öğrenmek isterler. Daha sonrada , sanatçıyı yapmış olduğu resimden dolayı uzun uzun taktir ederler. Fakat başlarını çevirdikleri her yerde o resmin sayısız gerçeği ile karşılaştıkları halde, tüm bu güzelliklerin tek sahibi olan, Allah?ın varlığını göz ardı ederler. Oysa Onun varlığını anlamak için uzun bir araştırmaya gerek yoktur. Öyle ki, insan doğduğu andan itibaren tek bir odada bile yaşasa, sadece o odada var olan sayısız delil Allah?ın varlığını kavramak için yeterlidir